Yaz Aylarından Kalma Bir Anı
Burada zamanın geçtiğini anlatan
tek şey komşum da olan halamın tarlasındaki mısırlar. İlk geldiğim zaman henüz
fidan idiler. İlk baktığım anda mısır fidanı olduklarını anlamamıştım. Aslında
mısır fidanının nasıl bi şeye benzediğine ilk defa şahitlik ediyordum
sanırım.Ya da en son çocukluğumda görmüş de olabilirim.
Günden güne büyüyüşlerini,hatta mısır verişlerini
seyrettim. Hatta komşu halam cömertlik yapıp bizlere
de ikramda bulundu. Mısır koçanlarının mahsulü sona erdikten sonrası da oldu.
Halamın diğer bayan komşusu evindeki hayvanları beslemek için onları her gün
akşama doğru biçer ve sırtında taşıyarak evine götürürdü. Ben de o saatlerde
evin ikinci katına çıkıp köyün yemyeşil manzarasını izler, çayımı yudumlardım.
İster istemez de kadının mısır biçisini görürdüm.Gün be gün tarladaki
mısırların azalışının tek gözlemcisi olmuştum.
Şu anda tarlada mısır
fidanlarından eser yok. Dümdüz topraklara bir umutla gelen ördek ve kazlar
var. Onlar için de mısır taneleri kalmış olmalı ki, bir süredir orayı boş bırakmıyorlar. Dediğim gibi burada
hayat çok durgun .. O kadar ki zamanın ve hayatın yüzünü saklayacak kadar.. Ama mısır tarlası bana bunu
bugün anımsattı. Zaman da hayat da var ve hep ilerlemekte..