21 Nisan 2014 Pazartesi

Oylesıne Sosyallik

  Basit şeylerde zorlanan birisi olmak hem çok gülünç hem de çok acınası bir durum olabiliyormuş meğer. Mesela yeni tanıştığın insanlarla kaynaşmak. Mecburi olunca ne kadar da zormuş meğer. Hele o insanlar sana göre gereğinden fazla konuşuyormuş gibi geliyorsa. Sosyallik bu mudur yani?
Anlaşılan o ki yaşam piramidinin en zorunlu alt basamaklarında yer alan sosyalliği atlamışım. İlla ki hayatın anlamından bahsetmek gerekmiyormuş. Günlük hayata dair en basit diyaloglar bile gerekliymiş. Doğal olarak sosyal olmak piramidini atlayıp en tepelerde yer alan saygınlık, derinlik, anlam, gerçek gibi olgulara ağırlık vererek yaşamını devam ettirdikten sonra gerçekten bünyeyi zorlayabiliyormuş. Genelde insanların zorlandığı nokta bahsettiğim piramidin tepe noktalarına ulaşmak ve yaşamak iken, en basit olanda zorlanmam bir nebze de olsa içimi burktu.
 Ama sosyallikten sıyrılıp yalnız başıma kaldığım zamanlarda gördüm ki, yol yine piramidin tepesine doğru çıkıyor. Yani sadece sosyal olmakla hayat kurtarmak bir yere kadar mümkün oluyor. Hava gibi uçucu bir şey sosyallik. Bir var, bir yok. Görünen tuzak o ki bunları anlamak genelde iş işten geçtikten sonra oluyor. Tecrübe sahibi  ve öngörülü olmak ise bir şans oluveriyor.
 Zamanımın olmasını,düşünce ve gözlemlerimi tekrar paylaşmayı çok istiyor ve özlüyorum.Esen rüzgarı kovaladığımı hissettiğim şu günlerimde daha büyük bir mutluluk olamazdı.