28 Ocak 2014 Salı

Akintiya Karsi Yuzen Somon Baligi



Bir sürü ayı ve tonlarca balık vaaaar ’. Yıllar önce izlediğim bir animasyonda bir Kızılderili genç,  anne ayıyı öldürüyor, yavru ayı kimsesiz kalıyordu. Bu duruma kızan ruhlar Kızılderili genci cezalandırarak onu bir ayıya dönüştürüyordu. Bu replik de bu animasyondan hafızamda kalmış o günlerden.
  Bahsedilen animasyonda ayıların en sevdiği şey nehir yatağında buluşup somon balığı yemekti. Tam bir somon bolluğu vardı ve ayılar nehirde yüzüyor, birbirleriyle şakalaşıyor ve somon yakalıyordu.
Her ne kadar animasyonda izlerken keyif alsam da gerçek hayatta aynı şekilde hissedemiyorum ne yazık ki. Özellikle somon balıklarının sıra dışı yeteneklerle bu dünyaya geldiklerini biliyorsanız. Somon balıkları hem tatlı suda hem de tuzlu suda yaşayabilme özelliğine sahip balıklardır. Akarsu ya
da nehir gibi tatlı sularda gözlerini dünyaya açan bu balıklar, yeteri kadar büyüdükten sonra deniz ve okyanuslara göç edeceklerdir. En hayret verici yanı ise, bu göçün  akıntıya karşı olacak olmasıdır. Şelale ile karşılaştıklarında ise üç metrelik engellerde bile zıplayarak yolculuklarına devam ederler. Göç sona erdiğinde ve okyanusa vardıklarında ise tuzlu suya adapte olurlar. Somon türüne göre değişse de ortalama 4 bin kilometre yol kat edeceklerdir. Bu zorlu mesafeyi akıntının tersine yüzerek kat eden somon balıkları, nihayet tuzlu sulara ulaştıklarında orada yine türüne göre yumurtlama dönemine kadar kalır. Yumurtlamak için ise doğduğu tatlı suyuna tekrar geri döner. İnanılmaz bir mücadele, yön bulma ve zamanlama yetisi ile donatılmış bir balık türü.
  Hayat içinde akıntıya karşı yüzen somon balıklarımızı nehirde bekleyen ayılar daima olacaktır. Ayılar her zaman ağzının tadını bildikleri için, somonların ne mücadelesine ne de üstün özelliklerine saygı duyacaktır. Nasıl olsa somon çok nehirde. Kutup ayısı  olsa gene şanslı. O zaman da Norveç somonu yiyebilecek. Çölde yaşasaydın görürdüm ben seni! Seni seni..
  Somon balığı tüketiminin önemi insanlar arasında kuşkusuz tartışılmazdır. Sadece sağlık açısından değil, gençlik ve güzellik reçetesi olarak da bilinmektedir .Akıntıya karşı binlerce kilometre göç eden, hem tatlı hem tuzlu suya adapte olabilme özelliği olan, doğduğu akarsuyu ne kadar uzağa giderse gitsin, ne kadar zaman geçerse geçsin bulabilen bir içgüdüye sahip zorlukların balığını kim yemek istemez ki?
  Üstelik pahalıdır da bu balık. Aylık geliri sınırlı bir vatandaş canı çektikçe yiyemez somon. Belki ayda bir kere  bile alamayabilir. Lakin; belgesellerde somon yakalayan o ayıları uçsuz bucaksız ormanların arasındaki tertemiz sulara sahip nehirlerde izlerken bir takım düşünceler aklımdan geçiyor istemeden de olsa.