‘ Bir sürü ayı ve tonlarca balık vaaaar ’. Yıllar önce izlediğim bir animasyonda bir
Kızılderili genç, anne ayıyı öldürüyor, yavru ayı kimsesiz kalıyordu. Bu duruma
kızan ruhlar Kızılderili genci cezalandırarak onu bir ayıya dönüştürüyordu. Bu
replik de bu animasyondan hafızamda kalmış o günlerden.
Bahsedilen animasyonda ayıların en sevdiği şey nehir
yatağında buluşup somon balığı yemekti. Tam bir somon bolluğu vardı ve ayılar
nehirde yüzüyor, birbirleriyle şakalaşıyor ve somon yakalıyordu.
da nehir gibi tatlı sularda gözlerini dünyaya açan bu balıklar, yeteri kadar büyüdükten sonra deniz ve okyanuslara göç edeceklerdir. En hayret verici yanı ise, bu göçün akıntıya karşı olacak olmasıdır. Şelale ile karşılaştıklarında ise üç metrelik engellerde bile zıplayarak yolculuklarına devam ederler. Göç sona erdiğinde ve okyanusa vardıklarında ise tuzlu suya adapte olurlar. Somon türüne göre değişse de ortalama 4 bin kilometre yol kat edeceklerdir. Bu zorlu mesafeyi akıntının tersine yüzerek kat eden somon balıkları, nihayet tuzlu sulara ulaştıklarında orada yine türüne göre yumurtlama dönemine kadar kalır. Yumurtlamak için ise doğduğu tatlı suyuna tekrar geri döner. İnanılmaz bir mücadele, yön bulma ve zamanlama yetisi ile donatılmış bir balık türü.
Hayat içinde akıntıya karşı yüzen somon balıklarımızı
nehirde bekleyen ayılar daima olacaktır. Ayılar her zaman ağzının tadını
bildikleri için, somonların ne mücadelesine ne de üstün özelliklerine saygı duyacaktır. Nasıl
olsa somon çok nehirde. Kutup ayısı olsa
gene şanslı. O zaman da Norveç somonu yiyebilecek. Çölde yaşasaydın görürdüm ben
seni! Seni seni..
Somon balığı tüketiminin önemi insanlar arasında kuşkusuz
tartışılmazdır. Sadece sağlık açısından değil, gençlik ve güzellik reçetesi
olarak da bilinmektedir .Akıntıya karşı binlerce kilometre göç eden, hem tatlı
hem tuzlu suya adapte olabilme özelliği olan, doğduğu akarsuyu ne kadar uzağa
giderse gitsin, ne kadar zaman geçerse geçsin bulabilen bir içgüdüye sahip
zorlukların balığını kim yemek istemez ki?
Üstelik pahalıdır da bu balık. Aylık geliri sınırlı bir
vatandaş canı çektikçe yiyemez somon. Belki ayda bir kere bile alamayabilir. Lakin; belgesellerde somon
yakalayan o ayıları uçsuz bucaksız ormanların arasındaki tertemiz sulara sahip
nehirlerde izlerken bir takım düşünceler aklımdan geçiyor istemeden de olsa.