Basit şeylerde zorlanan birisi olmak hem çok gülünç hem de çok acınası bir durum olabiliyormuş meğer. Mesela yeni tanıştığın insanlarla kaynaşmak. Mecburi olunca ne kadar da zormuş meğer. Hele o insanlar sana göre gereğinden fazla konuşuyormuş gibi geliyorsa. Sosyallik bu mudur yani?
21 Nisan 2014 Pazartesi
28 Ocak 2014 Salı
Akintiya Karsi Yuzen Somon Baligi
‘ Bir sürü ayı ve tonlarca balık vaaaar ’. Yıllar önce izlediğim bir animasyonda bir
Kızılderili genç, anne ayıyı öldürüyor, yavru ayı kimsesiz kalıyordu. Bu duruma
kızan ruhlar Kızılderili genci cezalandırarak onu bir ayıya dönüştürüyordu. Bu
replik de bu animasyondan hafızamda kalmış o günlerden.
Bahsedilen animasyonda ayıların en sevdiği şey nehir
yatağında buluşup somon balığı yemekti. Tam bir somon bolluğu vardı ve ayılar
nehirde yüzüyor, birbirleriyle şakalaşıyor ve somon yakalıyordu.
27 Ocak 2014 Pazartesi
Kelimelerin Anlamsız Kaldığı Zamanlar da Oluyor
Her zaman bir şeyler karalayacak değilim ama değil mi? Bu sefer de kendi çektiğim bazı fotoğrafları
paylaşmak istiyorum.
Bu bir kumru mu yoksa gugukçuk kuşu mu bilemedim. Ama dışarıda yaralı bir halde bulmuştum. Uçamıyordu ve bir kediye av olmak üzereydi. Ben erken davrandım. Kanadını tedavi ettim. Bir kaç gün uçabilinceye kadar misafirim oldu. Odanın içinde ilk kanat çırpışlarını görünce yaşadığım sevinç tarif edilemez. Korkmuştum kanadı iyileşmeyecek diye. Sonra da özgür bıraktım.
| Doğanın gerçek sanat eseri olduğu ortada sanırım. |
| Bulutlardaki şekillere bakarak hayal alemine dalan başkaları da var mıdır acaba? |
| Bu yıl çektiğim fotoğraflardan değil,ama yağmurlu bir gün için uygun. |
25 Ocak 2014 Cumartesi
Umutlarımı Hangi Direğe Bağlamıştım Hatırlamıyorum
Canlanan Anılarım İlham Verdi
Hayatımda bir sonraki yeniliği ya da yeni başlangıcı hep
hissetmişimdir . Ergenlik yaşı sayılabilecek bir yaşta yaşadığım bazı günler
bende kalıcı izler bırakmıştır.
Bir düzine çocukluk hatırasının
arasında boğulmanıza gönül razı gelmiyor. Sizler için hemen büyüdüm, ergen
oldum ve son zamanlarındayım. İşte o son zamanlarından bir günü anlatmak daha bir anlamlı görünüyor.
Hayatın toz pembe göründüğü, yine
o pembe günlerden biriydi. Vasat bir güne göre çok daha enerjik, çok daha bir şeyler
yapmaya hevesli olduğumu o gün sürdüğüm
kokudan hatırlıyorum. Bazen o kokunun burnuma geldiği anlar oluyor ve o günkü
gibi hissetmek isterken buluyorum kendimi. O kokunun benim olması için biriktirdiğim
harçlıklarımı, şişesini, kapağını açıp koklayışımı nasıl unutabilirim ki?
24 Ocak 2014 Cuma
En Tarihsel Zamanlarda Kendini Göstermek
Halk arasında ‘Magnezyum madeninden fırlamış peri bacaları‘ tabiri ile başlığımızı özetleyebiliriz. En tarihsel zamanda kendini göstermek tabirini anlatır. Hem de delik deşik. Gerçekten yapılan ya da
söylenilen şey bu tabiri kullanılmayı
hak eder.
Bu nahoş duruma içinizden birileri de mutlaka düşmüştür. Ama bazen öyle bir hale gelebiliyorsunuz ki yapacağınız ya da söyleyeceğiniz şeyin sizi batıracağını bile bile bombanın pimini çekiyorsunuz işte. ’Bummmm’ diye bir ses geliyor akabinde. Bir bakmışsınız saçlarınız diken diken olmuş, elbiseler de paramparça. Herkes de size bakmış ağlanacak halinize tebessüm ediyor ya da gülüyor. Ya da kızıyor. Sanki siz turistik görselsiniz.
Bu nahoş duruma içinizden birileri de mutlaka düşmüştür. Ama bazen öyle bir hale gelebiliyorsunuz ki yapacağınız ya da söyleyeceğiniz şeyin sizi batıracağını bile bile bombanın pimini çekiyorsunuz işte. ’Bummmm’ diye bir ses geliyor akabinde. Bir bakmışsınız saçlarınız diken diken olmuş, elbiseler de paramparça. Herkes de size bakmış ağlanacak halinize tebessüm ediyor ya da gülüyor. Ya da kızıyor. Sanki siz turistik görselsiniz.
E bir sabret, bir
düşün ey insan evladı! Hele bile bile ne
diye lades dersin ki? Aklından zorun mu var nedir?
Yazının devamını getiremedim..Niye derseniz kale devirmeye müsaidim şu anda, yazılanların kalıcı olduğunu düşünürsek, bu defa bombanın pimini çekmesem daha iyi olacak...Balon gökyüzünde kalsın. Aşağı inebilirsem ne mutlu olurdu Sabiha Gökçen...
23 Ocak 2014 Perşembe
Bir Hikâyem Yok Bugün
Sadece şaşkın bir ördek yavrusu. Gün gelir de bir kuğuya
döner miyim acaba diye beklerken, ne bir ördek olabildi ne de bir kuğu. Meğer
ne çok insanın gözü varmış ruhundaki ışıltıda. Bir halt olduğundan değil.Kendi
dünyasında mutluydu. Günü geldi insanlar bunu onda gördü. Ya da anlamasalar da hareketleri ve
eğilimleriyle ona karşı bir sondaj başladı iç dünyalarda.’ Naaaa na Naaaa na
Naaay nay, Naaaa na Naaa na nay nay’ diye sayıkladığı ve belli ettiği her an
kendi kuyusunu kazdı aslında. Herkes pek bir derin ‘ohhh’ çekti içinden. Dışa
vurumu ise hiç de öyle değildi ne yazık ki. ’Vah canım sen de bir kendine
gelsen, toparlansan artık.’ Bunu diyebilme lüksüne erişmek ne büyük bir zafer!
Hikâyesi olmayanın söylediği son sözler şunlar oldu:
‘Artık kendini tebrik edebilirsin. Hatta gizlice bir
yerlerini eğilip öpedebilirsin.
21 Ocak 2014 Salı
Dünyanın Lanetli Bir Yer OLduğunu Anlamak
Ben Kuşumu İstiyorum!
Dünya üzerinde yaşayan insanlar olarak çok fazla hayat ve yaşanmışlıklar oldu, oluyor ve olacak. Şimdi kafalara kurşun sıkar gibi tarihten girip insanlıktan çıkmak isterdim ama bunu ziyadesiyle yapan arkadaşlara bırakmak istiyorum. Zira özellikle şu aralar hiç bir konuda enine boyuna konuşmak istemiyorum. Huzur istiyorum bir nebze de olsa. Daha yeni açtım blogu.Şimdilik biraz bu şekilde kendi halimde gitmek istiyorum. Sonrasına bakarız artık.Rüzgâr nereden eser hiç bilemeyiz.
Sabahları pencereme gelen boynu kırmızı tüylü,bacakları uzun ve ince kuşa ekmek vermek en büyük hobim.
20 Ocak 2014 Pazartesi
Ölüm Korkusu Böyle Bir Şey Mi Acaba?
Sözcüklerle Açıklaması Zor
Geceleri tuhaf bir duyguyla uyandığınız oldu mu hiç? Sezen Aksu'nun 'Eller günahkar, diller günahkar ..' şarkısı fonda çalar gibi oldu. Nasıl tarif etsem, bir boşluk ve yalnızlık duygusu gibi. Hayatta ve sonrasında tek başınıza olduğunuzu hissettiren bir duygu. Biraz içinizi ürpertip yakan bir his. Bunu hissetmek için şu dünyada yapayalnız olmanız gerekmiyor. Sadece kendi başınıza olduğunuz herhangi bir gecede ortaya çıkabiliyor.
Bu Konular Beni Aştı
Gereğinden Fazla İrdelemeyin
Bugün kendi kendime şunlar geldi aklıma.Unutmadan yazıp sizlerle paylaşmak istedim. Kaderle ilgili pek çok şey söylenegelmiştir. Aslında çok basit bir konu değil anladığım kadarıyla .Neyse sadede geleyim. Ben karşı cinsle olan ilişkilerde, ya da çok sevdiğimiz ve değer verdiğimiz insanlar(ailemiz ,dostlarımız) olduğu zaman sanki kaderi ensemde ürperen bir tüymüş gibi hissediyorum. Demek istediğim o zaman daha yoğun hissediyorum. Bilmem siz de öyle misiniz?LâmElif DE BURADA ARTIK
Kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi..Bir anda oluverdi işte.Bir blog açtım ve şu anda ilk yazımı yazmaktayım.Şu andan itibaren daha önce ön yargılı yaklaştığım ,yapmayı denemeden’hayır olmaz,çok saçma,gereksiz’dediğim ve önemsemediğim şeyleri denemeye karar verdim.Blog açmakla başladık,umarım bundan sonrakiler fazla uçukça düşünceler olmaz:)Hayal gücü aşırı aktif olanlara uyarımdır,denemek istediklerim rutin,gözden kaçan şeylerdir.Aslında hepimizin kendisine ayna tutmasıyla ilgilidir.(Nedense yapabilenler çok az sebebini çözebilirsem söylerim ,söz.)Gıcık olduğun birine gülümseyerek'merhaba'demek,okumadan yorum yapıp okumadığım kitabı okumak,sıkıldığım bir yerin aslında o kadar da sıkıcı olmadığını fark etmek vb.
Şu hayatta gerçekten özgür olmamız mümkün değil diyenlere seslenerek başlasam çok mu olur?
19 Ocak 2014 Pazar
Afrika Fenomeni Öküz Başlı Antilopun Şu Dünyada Çektikleri
Yakın çevrenizde ya da sevdiğiniz insanlar arasında bir tür vardır. Belki de sevmediğiniz ya da gıcık olduklarınız arasında da olabilir. Bu insanlarımız aslında biraz korunmaya muhtaçtırlar. Her ne hikmetse kendisinden daha kötü olanlar daha çok sevilir, daha bir yardım görür. Halbuki onlar kötülük nedir bilmezler. Ama yaptıkları hareketler mi desem, kendilerini biraz boş vermişler mi desem ne desem olmuyor anlatamıyorum!
Onları anlatmak için de Öküz Başlı Antilop türü üzerinden açıklamak uygun gibi geldi bana. Güney Afrika'da yaşayan bu hayvanların en bilinen yaşama alanı Serengeti Ovaları ' dır.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)